Bilgiler

İnsanlar Neden Astronomiyle Uğraşır?

Astronom Carl Sagan bir defasında modern insanların astronomların soyundan geldiğini söylemişti. İnsanoğlu gökyüzünü her daim izlemiştir. Atalarımız güneş, ay ve yıldızların hareketlerini zaman geçişiyle ve mevsimlerin değişimi ile bağdaştırmıştı. Zaman içinde onların gökyüzünde yaptıkları hareketleri tahmin edip tablolarını çıkarmayı öğrendiler. Bu bilgileri zaman dilimlerini ve takvimleri yaratmak için kullandılar. Gökyüzüne dair net bilgiler hem denizde hem de uzayda seyahat edenlerin yönlerini bulmalarına yardımcı oldu. Gökyüzü insanlığı büyülemeye gündelik işlerinde gökyüzünü araç olarak kullanan çobanlar, çiftçiler ve gemicilerle başlamış olabilir ancak bu ilgi zamanla filizlenip bir bilim dalına dönüşmüştür.

Profesyonel astronomlar, cisimleri ve olayları oldukça kesin biçimde ölçüp bunların tablosunu çıkarmak için gelişmiş teknolojiler ve teknikler kullanır. Evrenle ve onun içindeki yerimizle ilgili paha biçilmez bilgi hazinesine daha fazlasını ekleyen yeni keşifler her geçen gün devam etmektedir. Buna ek olarak, astronomi ve uzay keşfinin araç ve teknolojileri, gündelik yaşamımıza da girmektedir. Bir uçakla seyahat ettiğinizde, bir akıllı telefon kullandığınızda, ameliyat olduğunuzda, internette dolaştığınızda, kıyafet alışverişi yaptığınızda, yemek yediğinizde, araba sürdüğünüzde ya da her gün yaptığınız sayısız aktiviteden birini gerçekleştirdiğinizde bir şekilde astronomi ve uzay biliminden türemiş bir teknolojiyi kullanırsınız.

Sizlere Amerikalı yazar Max Ehrmann‘ın 1927 yılında yazdığı “Desiderata” isimli şiirinden bir dize vermek istiyorum: “Sen de evrenin çocuğusun; en az ağaçlar ve yıldızlar kadar, burada olmaya hakkın var.” İşte bu yüzden çoğu insan uzayla kendi DNA’ları arasında bir ilişki olduklarını düşünüyorlar. Biz de bu insanlara dahiliz tabi ki. Tüm canlılar, kozmosu yaratan, galaksileri oluşturan, yıldızları yaratıp yok eden ve gezegenleri biçimlendiren süreçlerin doğrudan bir sonucudur. Bizler, gerçekten de pek çok açıdan yıldız tozlarıyız. Dünya’da yaşayan her şeyin her bir atomu uzaydan geldi ve zaman içinde başka yıldızları, başka gezegenleri, hatta belki de başka yaşamları yaratacak olan “tozlar”ını uzaya sunacak olan yıldızlardan gelen ışığı gözlemleyecek kadar evrimleşmiş olmamız hem şiirsel, hem de çok keyifli bir durumdur. İşte bu yüzden, yıldızlara duyduğumuz aşkın DNA’mıza işlenmiş olduğunu söyleyebiliriz. İster profesyonel bir astronom, ister sıradan bir gözlemci olalım, dikkatimizi uzayın derinliklerine çeken şey budur. Orası, bizim geldiğimiz yerdir. Orası, bizim evimizdir.

Yazar Hakkında

Makaleleri

2020 yılının 3. çeyreğinde, bizim gibi tüm uzay meraklıları için kaliteli ve özgün içerikleri harmanlayarak en güncel olacak şekilde yazmaya başladık. Değerli okurlarımızla birlikte bir uzay serüvenine çıktık ve bu serüvende birlikte yol alıyoruz. Bizi takip eden, etmeyen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Benzer Yazılar
BilgilerUzay

Uzayda Bugün: 17 Ekim 2016, Kargo Roketi Antares

17 Ekim 2016’daOrbital ATK, önceki kargo görevinin başlatılamaması üzerine…
Devamını oku
BilgilerUzay

Güneş Sistemindeki En Büyük Yanardağ: Olympus Mons

Olympus Mons, Marsgezegenindekiyanardağ, gezegendekien yüksek nokta ve…
Devamını oku
BilgilerUzay

Satürn’ün İlginç Uydusu: Hyperion

Hyperion, Satürn’ün düzensiz, küresel olmayan uydularının en…
Devamını oku
E-POSTA ABONELİĞİ
Yeni içerikleri ilk siz okuyun

Hemen şimdi bir mail aboneliği başlatın ve yeni içeriklerden anında haberiniz olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir